19 Mart tarihinde İBB başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu ile beraber gözaltına alınan ve 23 Mart tarihinde sevk edildiği Nöbetçi mahkeme tarafından ‘kent uzlaşısı’ gerekçesi ile tutuklanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın yerine İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atandı. 23 Mart tarihinden bu yana Silivri’de bulunan Şahan’ın avukatları tutukluluğuna itiraz etti.
İtiraz dilekçesinde ise çelişkili durumlara dikkat çekildi. Kent Uzlaşısı soruşturmasının kilit isminin Spectrum House Genel Direktörü ve eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Azad Barış olduğu yargı makamları tarafından öne sürülüyordu.
Şahan’ın avukatları aracılığı ile mahkemeye sunduğu itiraz dilekçesinde ise hakkında iddia edilenlerin sadece iddia ile sınırlı kaldığı ve hiçbir şekilde somut delil olmadığı ifadeleri yer aldı.
ÇARPICI AZAD BARIŞ DETAYI: ŞİRKET KURABİLMİŞ
Şahan’ın itiraz dilekçesinde, Azad Barış ile yaptıkları telefon görüşmeleri ve soruşturmanın başladığı tarihten sonra madem suçlu ise Azad Barış’ın nasıl resmi şirket kurabildiği ve yasal yollar ile 5 Mart tarihinde Berlin’e uçuş yapabildiği soruldu.
İtiraz dilekçesinde Azad Barış’a ilişkin, “Bu şahsın PKK/KCK siyasi alan sorumlusu olduğuna dair iddianın hangi maddi delillere dayandırıldığı da belli değildir” denilirken Barış’a ilişkin, “Bu kişinin PKK/KCK’nın siyasi alan sorumlusu olduğu ve özellikle 2024 mahalli idare seçimleri öncesinde yoğun faaliyet yürüttüğü iddia edilmekteyse de basına yansıdığı kadarıyla bu şahıs hakkında huzurdaki soruşturmaya kadar herhangi bir adli işlem yapılmamıştır.
Nitekim basına yansıyan bilgilere göre, bu şahsın Ağustos 2024’te resmi bir şirket kurduğu, çeşitli gayrimenkul alım satımları yaptığı, hatta son olarak 5 Mart 2025’de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı üzerinden Berlin’e uçtuğu anlaşılmaktadır.
Huzurdaki soruşturmanın 2024 yılında başlamış olması ve soruşturmanın kilit isminin de bu şahıs olarak lanse edilmesine rağmen bu şahsın nasıl olup da ülke içinde resmi şirket kurduğu ve hatta 5 Mart 2025 gibi çok yakın bir tarihte resmi kanallardan yurt dışına çıktığı anlaşılabilir olmaktan çok uzaktır” ifadeleri yer aldı.
BİLİŞİM MÜHENDİSİNİN MÜTALAASI EKLENDİ: TELEFON GÖRÜŞMELERİ
Ayrıca, adli bilişim mühendisi Tuncay Beşikçi tarafından gerçekleştirilen uzman mütalaasının da dilekçeyle birlikte hakimliğe sunulduğu belirtildi. Dilekçe’de mütaalada, “Yapılan incelemede, her ne kadar Azad Barış ile Resul Emrah Şahan’ın 01.12.2023 ile 31.03.2024 tarihleri arasında (yakın) baz kayıtları incelendiğinde 354 adet ortak baz kaydının olduğu tespit edilse de, baz istasyon kapsama alanlarının 0 ila 35km’lik bir alanı kapsayabileceği, listesi verilen baz istasyonlarının bazı Hücre ID (Cell ID) numaralarının farklı olduğu, her Hücre ID numarasının yaklaşık 120 derece açıyla farklı yönlerde bulunduğu ve farklı Hücre ID numaralarında tespit edilen telefonların yan yana bulunmasının teknik olarak mümkün olmadığı anlaşılmıştır” ifadelerinin yer aldığı aktarıldı.
“İDDİALAR SADECE VARSAYIMA DAYANIYOR”
Soruşturma kapsamında Şahan’a yönelik yöneltilen suçlamaların temelinde “Kent Uzlaşısı” kavramı ve “HDK”ya ilişkin iddialar yer aldığının aktarıldığı dilekçede, iddiaların ” tamamen ‘varsayıma’ dayandığı” ve soruşturma makamlarınca, varsayımı destekler nitelikte açık, kesin ve inandırıcı herhangi bir delil gösterilemediği ifade edildi. Dilekçede konuya ilişkin, “tutuklama sevk yazısında çeşitli il başsavcılıklarınca HDK’ya yönelik soruşturmaların yürütüldüğü, bu kapsamda HDK merkezinde arama yapıldığı ve çeşitli dokümanlara el konulduğu da belirtilmesine rağmen, bu soruşturmalar yoluyla elde edildiği ifade edilen pek çok veri içerisinde dahi sözde kent uzlaşısı iddiasını destekleyebilecek herhangi bir somut delil bulunduğu ortaya konulamamaktadır” denildi.